28 Oldum!

Bu yazı anı biriktirmek için yazılmıştır!

27 yaşımı sevmiştim. Teyze oldum, üniversiteye başladım. 98'lilerin arasında bir 89'lu oldum.
Sıra geldi Allah'ın izniyle 28'i yaşamaya. Aslında geçti gitti doğum günüm ayın 15'iydi fakat geç de olsa buraya bir not bırakmak istedim.


Bu Şiir

 

Şiir sevmiyorum. Sevmiyordum. Seviyor muyum bilmiyorum :D
Acaba beni şiirden soğutan sebep ne diye düşünüyorum da orta okuldayken hocanın zorla şiir defteri tutturması mı, lisede zorla şiir kitabı bitirmeye çalışmam mı, yoksa her tok sesli Türk gencinin buğulu tonla şiir okumaya çalışması ve arkaya da hep aynı fon müziğini kullanması mı? Belki de uygun ruh halinde değilimdir. Bazen hoşuma gidebiliyor ama özellikle 'bak bu şiir çok güzel' denildiğinde itici geliyor.

Kaçacağı Yerde Zıplayacağı Tutanlar Cemiyeti


Bu fotoğrafı geçen hafta çarşamba, haftada bir ders işlediğimiz sınıfın camından çektim. Kar görmek hele ki o kar kristallerinin tane tane süzülüşünü izlemek insana öyle bir huzur veriyor ki o an çok canım sıkkın olsa bile kafamı kaldırıp gökyüzüne bakmam rahatlamama yetiyor.
Kar yağdığındaki o sükûnet müthiş bir his. Bu kadar güzel olmasının yanında insanı çileden çıkaran yönleri de yok değil.

Vakitsizlik Böyle Bir Şeymiş

Bu yazı ile bu görselin ne alakası var derseniz yok efendim hiçbir alakası :D Sadece çok sevdim ♥
 
Vakit bulamıyorum. Hiçbir şeye vakit bulamıyorum. Ben alışmışım yıllarca evde oturup kitap okumaya, dizi izlemeye olmadı ara sıra elişi yapmaya. Hiç dışarı çıkmazdım. Pek tabii sürekli evde oturmak da iyi değil ama öyle geçti liseden sonra. Şimdi tekrar okullu olunca işler tamamen değişti.

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

haydar-colakoglu-yolo-uygulama


Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.


YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.


YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.


haydar-colakoglu


YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor.


haydar-colakoglu-teb-genel-mudur


haydar-colakoglu-teb




Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;


“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.


YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir.


Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.


haydar-colakoglu-yolo-turkiye


Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.


Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”


GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.




Bir boomads advertorial içeriğidir.

Bajirao Mastani (2015)



Dikkat! Bu yazıyı aylar önce yazdım fakat yeni paylaşıyorum. Yani o uzun zamandır izlememiştim dediğimden sonra tekrar uzun bir süre geçti 😄 

Uzun zamandır Hint filmi izlememiştim. Dizileri saymıyorum. Ranveer Singh ve Depiika Padukone ikisi de sevdiğim oyunculardır. Priyanka Chopra yı da severim. Bir anda bu film karşıma çıktı ve oyuncuları da sevdiğim için oturdum 2 günde izledim. -Çünkü uzun😐-
Film aslında gerçek yaşanmış bir hikayeden alıntı. Başlarken yaşanmış olduğunu ama duygusal kısımlarının senaryo gereği değiştirildiğinin uyarısı veriliyor. -En azından ben öyle anladım.-
Babür Şah zamanında geçen filmde kahraman komutan Bajiro ve onun kadar iyi bir komutan olan Mastani’nin birbirlerine karşı olan derin aşkını izliyoruz.

Arçelik Geri Dönüşümü Sanat ile Buluşturuyor!



“Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın” vizyonuna sahip Arçelik geri dönüşüm  konusunda farkındalık sağlamak amacıyla geçtiğimiz günlerde çok özel bir sergiyi hayata geçirdi ve geri dönüşümü sanat ile buluşturdu. Bu sergi ile Arçelik’in geri dönüşüm tesislerinden elde edilen malzemeler Türkiye’nin önde gelen sanatçıları ve tasarımcıları tarafından fonksiyonel sanat eserlerine dönüştürüldü.  Arçelik, bu proje ile geri dönüşüm konusunda farkındalık sağlarken, aynı zamanda tasarım konusundaki uzmanlığına da dikkat çekmiş oldu.




Bir boomads advertorial içeriğidir.

Kendinizi Tanıtın



Bugün Bolu'da bir kar yağdı ki sormayın. Hani kar görmeyen memleketten gelmedim ama bir anda bu kadar çok yağıp da tuttuğuna pek şahit olmamıştım.
Ben hep soğuk severim derdim hatta yazın neminden sıcağından nefret ettiğim için beni Norveç'e yollayın derdim. Norveç değil de galiba aşağı mahallesine geldim. Şehir merkezi çok soğuk değil ama kampüs... O ne soğuk öyle. Buz kesiyoruz. 

Neyse, hoca bize kendinizi tanıtan bir yazı yazacaksınız dedi. Yani bir otobiyografi yazısı. Ama nasıl yazsam ki bilemedim şimdi.
İnsan kendisini nasıl tanıtır ki? Şurada doğdum, şunları şunları yaptım. Ama ya çok da yazacak bir şeyim yoksa ne olacak? Gerçi bunca yıl yaşamışım illaki yazacak bir şeyler bulurum değil mi?


Sevmiyorum böyle klavyede çıtır çıtır yaz sonra olmadı sil tüm yazdıkların bir anda hiç yazmamışsın gibi yok olsun. Kalem ve kağıdın  kıymeti burada. Üzerini çizsen bile izi kalır geri döner tekrar bakarsın. Daha önceden yazdığın yanlış mıydı yoksa üstünü çizmekle  mi yanlış yaptın.

Neyse ben gideyim de biraz kalemle defterimi karalayayım.

The Walking Dead 7. Sezon Başladı


Evet 7. sezon başladı. Aylarca bekledik. Hatta 6. sezondan beri Negan'ı bekliyorduk. Şahsen ben Negan yani Jeffrey Dean Morgan'ın gelmesini çok istiyordum. Sen gel o kadar bekle tam sezon başlayacağı zaman desinler ki dur orda kardeş izleyemezsin. Ne diyor bu kız diye sormayın dizinin yayın hakları bir televizyon kanalı tarafından satın alındığından ötürü internette yayınlanan tüm bölümleri kaldırılıyor. Bulduğum site yarım saat sonra diziyi silmiş oluyor. Eğer yanlış bilmiyorsam şifreli bir kanal bu. Evet evet biz çok zenginiz ya zaten size para yağdıracağız. Siz kaldırın dizileri. Yahu ben yurt odasında internete zor giriyorum!

Nostalji Mi O?

Çocukluğumdan beri Nostalji kelimesini her duyduğumda aklıma Muazzez Ersoy gelir. Öyle bir albüm yapmıştı galiba. Nasıl aklımda kalmışsa. Kalmasa iyiymiş aslında.

Bundan yıllar yıllar evvel 2008 sonu, annem ağır bir ameliyat geçirmek üzere, ben Kocaeli Üniversitesi'ndeki kaydımı donduramadığım için okulu bırakmak zorunda kalmışken bir anda kendimi depresyonun içinde buluvermiştim. O zaman bir çıkış noktası olarak kendimi dizi ve filmlere vurmuştum. Kore dizileriyle de o zaman tanışmıştım işte.

Şimdiki kadar çok çevrilmiş dizi de yoktu. İlk izlediğim I'm Sorry I Love You dizisini kaç defa izlediğimi ve ne kadar ağladığımı sayamamıştım.


Tasarım:Sawako Kuronuma