movie etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
movie etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Batman V Superman (2016)



Man Of Steel izlediğimden beri heyecanla bu filmi bekliyordum. Bana göre Superman'i en iyi oynayan oyuncu Henry Cavill idi ve bu filmi de izlemezsem olmazdı.

Geçen hafta kardeşimle gittik filme. Filmi izlemeden önce internette gördüğüm bazı yorumlarda filmin gereksiz abartıldığını aslında güzel olmadığını okudum.  Tabii ben bu yorumlara aldanır mıyım? Elbette hayır. Ortada hem sevdiğim karakterler hem de sevdiğim oyuncular varken hiç tereddütsüz izledim.

Batman v Superman: Adaletin Şafağı Seslendirme Kadrosu

Önceki yazılarda da seslendirmenlere karşı çok büyük bir ilgimin olduğunu söylemiştim. Geçen gün henüz vizyona girmemiş olan Batman vs Superman filminin seslendirme listesini ararken şöyle bir liste gördüm.  Olduğu gibi alıntılıyorum.

Büyülü Çift - Kate & Leopold (2001)


Ben bu filmi nasıl kaçırmış olabilirim?
En sevdiğim türdür zaman yolculuğu yapılan yapımlar. O yüzden izlemek için çok geç kalmışım.
Meg Ryan filmi daha önce izlediğimi pek hatırlamyorum. O höt höt ağır abla tavırları acaba rol icabı mıydı yoksa herp mi öyle bilemedim ama beni biraz itti. Hugh Jackman'ı da bir kaç defa izlemiştim.
İki oyuncuya karşı iyi kötü bir şey hissetmiyorum :D 

Filmde en sevdiğim şey Leopold'un şaşkınlıklarıydı. Zaten bu tarz filmleri en çok bü yüzden seviyorum. O sudan çıkmış balık kıvamındaki halleri beni benden alıyor. Anlayacağınız üzere geçmişten günümüze gelen Leopold oluyor.

Az önce film afişi bakarken şu sahneye denk geldim. Bir an dedim ki ah keşke bizim ev de böyle olsaymış. Yangın merdiveni sayesinde birbirlerinin evlerine camdan giriş yapıyorlar. Sonra sözümü geri aldım. :") Çünkü bizim ev zaten böyle. Tek fark yangın merdiveni değil de balkondan geçiş yapılması. Bu iyi mi kötü mü derseniz, yorum yapmamayı tercih ediyorum :")


Eğer aranızda zamanda yolculuk yapmayı bulan biri olursa seyahatlerine beni de çağırmayı unutmasın :D

Lucifer (2016) Dizi Tanıtımı


Lucifer, uzun zamandır beklediğim bir diziydi. Daha başlamadan bir sürü tartışmalara sebep olmuştu. Malum böyle karizmatik ve sempatik bir karakter olunca, şeytan insanlara masum gösteriliyor, yayınlanmasın bu dizi diye bir ton kargaşa çıkmıştı.

Kardeşim Benim (2016)


Zeynep'in gitmesine sayılı günler kala birlikte hiçbir şey yapmadığımız için sinemaya gitmek istedik. Biz genelde sinemada fantastik film izleriz. Maalesef bilet fiyatları çok pahalı. :( O yüzden her zaman gidemiyoruz sinemaya.  Elimizde iki seçenek vardı. Ya Kardeşim Benim' e ya da Dedemin Fişi'ne gidecektik. İlk seçenek Kardeşim Benim oldu.

En Yakışan Çift... ShahRukh Khan ve Kajol


O kadar film izledim bazı çiftleri birbirine çok yakıştırdım ama en yakışanı kesinlikle Shahrukh Khan ve Kajol. İki insan nasıl olur da birbirine bu kadar yakışır. Böylesine uyumlu olur.

Eski filmlerini defalarca izledim. Hatta filmlerden olan kliplerini o kadar çok izledim ki ezberledim.

Şimdi yeni filminden klip yayınlanmış.

Suite Française (2014)

İzleyecek film bulmak ne kadar zor. Film izlemek 2 saat ise bulması daha fazla. Yine böyle arama çalışmasına girişmişken bu filme denk geldim. Fragman hoşuma gitti. Arkadaşımla yaptığımız film gecesinin yıldızı bu film oldu.

1940 yılı Fransa'sında geçen filmde Almanlar Fransa'yı işgal etmişlerdir. Tüm kasaba Alman askerleriyle dolmuştur ve bir çok eve de konaklaması için teğmenler gönderilmiştir.

Lucile'in kocası savaşa gitmiş ve bir daha da kocasından haber alamamıştır. Baskıcı kayınvalidesi ile birlikte yaşarken, evlerine gönderilen teğmen ile bir anda tüm düzenleri bozulur.

Git gide birbirlerine aşık olan çift için her şey daha zor olacaktır. Düşünsenize ülkenizi işgal eden ve izin dahi istemeden evinizde kalan bir düşman askeri. Aldığı emirleri yerine getirmekle yükümlü olan bir asker.

Bu film imdb de nasıl olur da düşük puan alır anlam veremedim. Başroller gerçekten hakkıyla oynamışlar. Kadının aşkı ve yurttaşları arasında kalması, adamın tüm sorumluluklarına karşın muhteşem bir fedakarlık örneği sergilemesi.Film bittiğinde arkadaşımla birlikte ekrana bakakaldık. Öyle ki film bitti yazılar akmaya başladı biz hala kımıldayamadık. Film beni gerçekten çok etkiledi.

Dönem filmi sevenler bence mutlaka izlemeliler.
Ayrıca film kitap uyarlamasıymış.



Love Rosie (2014)

film, movie, love, rosie, Romantik Komedi, abd, lily collins, sam claflin, replik,

Alex ve Rosie neredeyse doğdukları günden beri çok iyi iki arkadaştır. Zaman geçtikçe, büyüdükçe ikisi de itiraf edemese de birbirlerinden hoşlanmaya başlarlar. Birbirlerinin sevgililerine kulp takarlar. Gün gelir ikisi de farklı hayatları seçerler ama hep bir noktada kesişir, bir araya gelirler.
Kısacası bu film kaçırılan fırsatları anlatıyor.

Kitap uyarlaması olduğundan mıdır bilemiyorum sevdim ben bu filmi. Sam Claflin'i zaten severim :D Eh malum gülüşü tam kıvamında :D Lily Collins'i de uyduruk bir pamuk prenses filminde izlemiştim ama şeker bir kız :D

Bu sefer spoiler yorum yapmayacağım. Ama filmden replikler paylaşacağım.

film, movie, love, rosie, Romantik Komedi, abd, lily collins, sam claflin, replik,

film, movie, love, rosie, Romantik Komedi, abd, lily collins, sam claflin, replik,

 Rosie'nin babasının yazdığı mektup.

film, movie, love, rosie, Romantik Komedi, abd, lily collins, sam claflin, replik,

Bu filmi izleyeniniz var mı? Yorumlarınızı bekliyorum :)

Zanjeer (2013)

Bollywood, film, Hindi, hint, Hint Filmi, Mala, movie, Priyanka Chopra, Ram Charan, Vijay, Zanjeer,

Komiser yardımcısı Vijay (Ram Charan) fazla dürüst ve adaletli olduğundan ve haksızlığa karşı sessiz kalamadığından 17 defa şehir değiştirmiştir. Son geldiği yer Mumbai'dir.

Mala (Priyanka Chopra) Amerika'dan arkadaşının düğünü için Hindistana gelir. Düğünden eve dönerken bir cinayete tanık olur.  Vijay, Mala'yı mahkemede tanıklık etmesi için ikna eder. Ama gidecek yeri olmayan ve korunmaya ihtiyacı olan Mala, Vijay'ın evinde kalır. Bundan sonrası iyi polis kötü adamlara karşı adalet savaşı verir.

Gelelim film hakkımdaki yorumuma. Buradan sonrası izlemeyenleri etkileyebilir.

Film daha başlarken çok alkasız bir klip ile başladı. Neyse onu atlattık derken başrol herifite gram oyunculuk yoktu yahu. Hele bir de aksiyon sahneleri :O Aman Allahım klasik uyduruk Hint aksiyonu! Adam karşısındakine bir tokat atar ve tokatı yiyen kişi 1 metre gerisindeki arabanın ön camını parçalayarak içeri fırlar! Daha neler neler... Saçma sapan, yılışık hareketleri olan bir mafya babası mı dersin, bir o kadar salak olan sevgilisini mi dersin... Filmin bir şarkısına aldanıp izledim ama yok. Olmamış!
Bu filmi Priyanka bile kurtaramamış. Bir de filmi o kadar övmüşlerdi ki. Yok daha neler! Beğenmedim!

Yeh Jawaani Hai Deewani (2013)


Uzun zamandır adını duyduğm ama izlemediğim bir filmdi. Bu kadar geç kadığım için pişmanım :D Ayrıca Aditya Roy Kapoor'u da ilk kez izledim :D Sevdim :D

Naina, içine kapanık, sadece ders çalışan tabiri caizse inek bir öğrencidir.
Aditi, deli dolu, hayatın tadını çıkaran, eğlenceli bir kızdır.
Bunny, dünyayı gezmeyi kafasına koymuş bir fotoğrafçıdır.
Avi, herşeyi boşvermiş işi gücü içmek ve eğlenmek olan bir gençtir.

Bu 4 lise arkadaşı günün birinde tatil turuna çıkarlar. Bir yandan dostlukları pekişirken bir yandan da Bunny ile Naina arasında bir aşk filizlenir fakat işler o kadar kolay olsa 2 saatlik Hint  filmi nasıl biter ki :D Tabii ki aradan yıllar geçer ve 8 yıl sonra Tüm arkadaşlar Aditi'nin düğününde tekrar bir araya gelirler.

Eliza Graves (2014)

ABD, akıl hastanesi, Ben Kingsley, Brendon Gleeson, Eliza Graves (2014), film, Jim Sturgess, Kate Beckinsale, Michael Caine, movie, Stonehearst Asylum,

Edward Newgate, Oxford'dan yeni mezun olmuş bir doktordur. İlk görev yeri olarak Stonehearst Asylum adlı bir akıl hastanesine gider. Hastaneden çok şato gibi gözüken bu yerin çalışanları da garip insanlardır. Bir süre sonra doktor buranın normal bir hastane gibi olmadığını anlar. Hastanedeki gizemi çözmeye çalışır.

Film hakkındaki düşüncelerim; Spoiler içerebilir!


ABD, akıl hastanesi, Ben Kingsley, Brendon Gleeson, Eliza Graves (2014), film, Jim Sturgess, Kate Beckinsale, Michael Caine, movie, Stonehearst Asylum,


Tek kelime ile müthişti. Tabii zaman zaman durgun ilerledi ama merak ettiren bir konusu olduğundan çok da rahatsız etmedi. Eski zamanlardaki akıl hastaları üzerinde uygulanan sözde tedavi yöntemleri kanımı dondurdu. O şekilde tedavi edilip de sağlığına kavuşan var mıdır acaba? Korkunç!

Filmde sürekli kadının kocasını merak edip durdum :D Hala da merak ediyorum. Acaba kadına ne yaptı ki kadın böylesine delirdi.

Bence filmde iki kötü vardı. Birisi Finn birisi de eski müdür. Filmin ilk yarısında aşağıdakilere üzülürken diğer yarısında da yukarıdakilere üzüldüm. Ama en çok da sarışın kız öldüğünde üzüldüm.

O kurt adam nasıl birşeydi öyle yahu :O Yani fragmanı izlerken cidden kurt adam sanmıştım ama adam meğer insanmış :/ Da nasıl insan öyle :/

Ayrıca delilerın akıllılardan daha mantıklı davranması da ilginçti :D Akıllı adamların yönetemediği hastaneyi deliler ayağa kaldırdı resmen :D

Humpty Sharma Ki Dulhania (2014)


Kavya babasının seçtiği biriyle görücü usulü evlenecektir. Nişanlısı ABD yaşıyordur ve düğünden sonra oraya gideceklerdir. Kavya'da madem kocamı ben seçmedim gelinliğimi ben seçerim, tasarım gelinlik isiyorum diyerek Delhi'ye amcasının yanına gider. Orada Humpty ile tanışır. Başlarda arkadaş gibi olsalarda git gide birbirlerine aşık olurlar. Bakalım düğüne 1 hafta kala Kavya'nın babasını ikna edebilecekeler mi?

Filmi izlerken bir süre sonra Dilwale Dulhania Le Jayenge'nin yeni versiyonunu izliyor gibi hissettim. Yani yine bir zoraki evlenen gelin ve cesur yürekli delikanlı var :D Zaten filmde de DDLJ'ye bol bol atıfta bulunuyorlar :D


 Hint filmlerinin olmazsa olmazı bu tren sahneleri :D Aşırı klişeleşmiş olsa da benim çok hoşuma gidiyor :D Günün birinde ben aynı durumda olsam o trene atlayamam raylarda parçalanırım heralde hahaha Tabii Hintliler artık alışmışlar ya da kesin birileri sonradan atlar trene diyerek ilk 5 dk yavaş gidiyordur :D Yoksa bunun başka açıklaması olamaz :D

Bu film ve yeni çekilen Hint filmleriyle şu kanaate vardım. Eskiden insanlar sevdiklerine dokunmaya kıyamazlarken artık herşey modern hayata uyum sağlamış. İlişkilerdeki mesafe ve perde de ortadan kalkmış. Aslında bu konuda ABD filmlerinin yanından bile geçemez ama yine de ben Hint filmlerini masumluğuyla seviyorum :D


Sonuç olarak ben filmi sevdim. Güzeldi.

Safe Haven (2013)


Katie, yaşadığı bazı şeylerden kurtulmak için evden kaçar. Kendisini bir sahil kasabasında bulur. Burada market işleten ve iki çocuğuna tek başına bakan Alex ile tanışır. Ama Katie, sahip olduğu büyük sırdan dolayı hep temkinli davranmak zorunda kalır.

Falan, filan :D
Şu konusunu yazma kısmı ne zor geliyor arkadaş.

Eveeett gelelim insan azmanı Josh Duhamel'e :D Yine adamı görünce Fergie'nin, yanında kedi yavrusu gibi kaldığı geldi gözümün önüne :D Ki bu filmde de başrol kadın ufacık kalıyordu :D Ama adamda bir şebeklik var o yüzden seviyorum :D

Bazıları Sıcak Sever / Some Like It Hot (1959)


Bir siyah beyaz filmle daha karşınızdayım. Daha önce hiç Marilyn Monroe filmi izlememiştim. Toprağı bol olsunlu hatunu nasıl tarif etsem.. Biraz fazla hatta aşırı işveli cilveli :D :D Ama güzel kadınmış :D


Joe ve Jerry işsiz kalmış iki müzisyenlerdir. Her yerde iş ararlar ama bulamazlar. Üstüne bir de yanlış zamanda yanlış yerde bulundukları için görmemeleri gereken bir cinayete tanık olurlar. İşsizliğin üstüne bir de peşlerine tanık bırakmak istemeyen çete üyeleri düşünce çaresiz kalırlar.

Roman Holiday (1953)


Audrey Hepburn adını duymayanınız yoktur herhalde. Ben de sadece adını duyardım. Bazı bazı fotoğraflarını görürdüm. Hakkında bildiğim tek şey kibar çıtı pıtı bir hanım kız, zarif bir kadın olduğuydu -Toprağı bol olsun-. 

Geçenlerde kanal değişirken Kara Para Aşk'dı sanırım orda adı geçince baktım biraz. Roma Tatili filminden bahsediyolardı. Tamam dedim izlemem için bir sebep.

Alt yazılı da bulunca izledim hemen.

İki Film Birden..

Bu aralar  bir boşluğa düştüm sanki çok canım sıkılıyor :P Kitap oku, film dizi izle filan ne bileyim..
Ve üzerimde de öyle bir uyuşukluk var ki blog yazamıyorum :/
Hal böyleyken ben de iki filmi bir postta çıkarayım dedim :P

10 Things I Hate About You (1999):

Ben bu filmi nasıl daha önce izlemedim. Nasıl gözümden kaçmış?

Babaları aşırı tutucu olan iki kardeşden küçük olan Bianca  yaşıtları gibi erkek arkadaşı olsun ister. Babası önceleri çok karşı çıkar ama sonra bir şart koşar. Ablası Kat'in de bir sevgilisi olursa ancak o zaman izin verecektir. Bunun üzerine de Bianca ve arkadaşı, ablasından habersiz ablasına sevgili ararlar.

Fakat ablası tam bir feministtir ve ona kimse yaklaşmak istemez. Son çare olarak okulun belalısı Patrickden yardım isterler.

Olaylar da gelişir.

Film tam bir gençlik filmi. Bi' ara çok izlerdim gençlik filmlerini :D Gençken :D :D:D

The Host / Göçebe


Kaç yıl önceydi bilmiyorum, sanırım 5 yıl; Göçebe'yi arkadaşımdan alıp okumuştum. O zamanlarda internette fanlar tarafından oyuncu kadroları belirleniyordu. Keşke filmi çekilse şunlar oynasa falan. Sonra filmi çekileceği haberi geldi. Çok sevindim. Merakla bekledim. Hatta sinemada izlemek için gün saydım. Ama maalesef buradaki sinemada vizyona girmedi. Hem de zaman problemim vardı izleyemedim.

Geçen de Zeynep ablanın blogunda yazdığı şu yazıyı okuyunca "Ee artık ben de izleyeyim dedim"

Kitabı yaklaşıııkk 5 sene önce filan okuduğum için ince ayrıntılarını değil de daha çok ana hatlarını hatırlıyorum. Sanırım bu yüzden film hoşuma gitti. Mağarayı görünce CembeK ile birbirimize bakıp
"Aklımdaki yerin aynısı" dedik :D

Ian'ı afişlerde ilk gördüğüm de "bu ne yaaa beğenmedim ben bunu" demiştim. İzleyince fena değilmiş dedim. Az önce nette filmin fotolarına bakarken. İyiymiş yahu dedim :D

Zaten ben ne zaman uyarlama bişi görsem ilk etapta yakıştıramam o rolü o oyunculara :D

Kyle ile olan olaylar zırt diye geçti. Onunla bayağı bir mücadele veriyordu Melanie.

Aslında film genel itibarı ile hızlı gelişti gibi. :/



Ama Allah aşkına Göçebenin yeni vücudu neydi öyle yahu şuna bi bakın Allahasen. Bu kız normalde gayet güzel ama olmamış bu role. İlk gördüğümde şok oldum. Ben kitabı okurken iyi hatırlıyorum. Demiştim ki "ya Ian için fazla ufak kaçmamış mı bu kız ." Çünkü kitapta ufak tefek birini tarif etmişlerdi. Tamam kız fizik olarak ufak olabilir ama yüz hatları hiç de öyle değil. Beğenmedim bunu.



Neyse genel olarak iyiydi film. Beğendim :D Şunları da paylaşayım gideyim :D