The Full Sun (Yeni Dizi)

Evet evet eveeettt.. Beklediğim an bu!!!
Sevdiğim iki oyuncu aynı dizide :D Kimler mi?
Tabii ki Yoon Kye Sang ve Song Jong Ho!!!

The Full Sun, Yoon Kye Sang, Song Jong Ho, Kore dizisi, Haitai, Dizi Tanıtımı

Dizinin konusu şöyle;
Yoon Kye Sang kazara birisini öldürür ve bir şekilde yaşamına devam eder. Sonra bir kadına aşık olur.
Bu kadın da (dizi bu ya bizi ağlatacaklar ya) öldürdüğü adamın sevgilisidir. Genel olarak konu budur. Anlayacağınız üzere bizi yine helak edecek bir konuyla geliyorlar :D

Ama arkadaş kadro 10 numara 5 yıldız. Listede gördüğüme göre Reply 94 deki bizim Haitai de var :D

Öyle yani yeni dizi gelmiş hoş gelmiş :D







Dizinin full kadrosu için buraya tıktık

The Prime Minister And I (Diziye İlk Bakış)

Film dizi anime, Kore dizisi, The Prime Minister And I, Başbakan ve Ben, Yoon Shi Yoon, Chae Jung An, Ryu Jin, Yoona, Lee Beom-Soo
Dizinin konusu şöyle; ülkenin dürüst başbakan adayı ve acar magazin muhabiri bazı istemeyen tesadüfler sonucunda halka sevgili olduklarını ilan etmek zornda kalırlar. Ardından da formalite bir evlilik yaparlar.

Dizide bir adet genç ve yakışıklı özel kalem müdürü Yoon Shi Yoon,

Bir adet (bence hayır güzel değil) güzel ve başbakana sadık bir sekreter Chae Jung An

Bir adet başbakanın eski eşinin abisi fesat ve başbakana düşman bakan  Ryu Jin

3 adet babalarının yanında melek ama hanım kızımızın yanında şeytan olan veletler (küçük olan hariç)

Ha bir de bakanın fettan ve kocası kadar fesat karısı var ki anlaşılan hanım kızımıza kök söktürecek.

Açıkçası diziyi başbakan için izliycem evet evet ben onun tarafındayım. :D Yoon Shi Yoon hiç beğenmedim  bu dizide :P Ne bileyim sanki yan komşu tavuğuna kışt demiş de bu da ona düşman olmuş gibi hep bir haset bakışlar içerisinde yan yan pis pis kinli düşmanca ay yeter işte hiç hoş bakmıyor :D

Dizinin 5 bölümünü izledim 6. bölümünü bekliyorum. Şimdilik çok güzel gidiyor heyecanla bekliyorum :D

Allah'ı Bildiğimi Sanırdım

Nihat Hatipoğlu, Allah'ı Bildiğimi Sanırdım, 300 Soru 300 Cevap, Kitap OkuYorum,

Nihat Hocayı sevmeyen var mı? Uslubuyla, hal ve hareketleriyle bir hocada olması gereken herşey var. Anlatımı çok güzel. Özellikle Ramazanda Nihat Hocayı izlemesi çok zevkli oluyor :)

E hocayı bu kadar sevmişken kitabını da almamak olmazdı. Kitap üstünde de yazdığı gibi 300 soru ve cevaptan oluşuyor. Okurken çok rahat anlayabileceğiniz sanki karşılıklı konuşuyormuşcasına zevk alabileceğiniz bir kitap. Ben beğendim. Nihat Hoca severlere tavsiye edebilirim :)

Kitapla ilgili daha önceki yazılar için;

1) Kötülük yapmayı aklımızdan geçirdiğimiz an, buna karşı sorumlu olurmuyuz?

2) Münafıklığın işaretleri nelerdir? 


Sobanın Cilveleri #2

Zamanında Sobanın Cilveleri diye bir yazı yazmıştım. Şurada... Şimdi yine yazma vakti geldi diye düşünüyorum.

Ben çocukluğumdan beri kış gelince hep sobanın kenarına kıvrılır yatarım. Hatta rahmetli dedem de sobayı benim arkasında yatabileceğim kadar yer bıraktırarak kurdururdu annemlere :)

Şimdilerde sobanın arkasında o kadar yer bırakmıyoruz ama hemen yanı başına kendime şöyle bir köşe hazırladım. Ne zaman kitap okumak istesem veya uykum gelse hemen oraya kuruluyorum :) Iııı ben oturarak ya da masa başında pek kitap okuyamam da :P Ayaklarımı uzatmam lazım :D

soba, çay

Aaa tabi sobanın en güzel yanlarından birisi de üstünde fokur fokur kaynayan demlik :D İlk kez böyle denedim. Ihlamur, kuşburnu, kök tarçın ve elma kabuğundan çay yaptım. Ooofff müthiş bir kokusu oldu :D
Öyle işte soba güzeldir. Kemiklerin ısınır :D

Şuraya da dinlediğim şarkıyı bırakıp kaçayım artık :D

Aa bu arada Çalgı Çengi'yi izlerken fark etmiştim ordaki kanape bizimkinden :D :D

Münafıklığın işaretleri nelerdir?


Ağır ve çirkin söz,
Dilin iki yüzlülüğü,
Başkasına laf atmak,
Zalime sözle destek vermek,
Beddua etmek,
 
Allah'ı Bildiğimi Sanırdım, 300 Soru 300 Cevap, Nihat Hatipoğlu, Kitap Sayfaları, münafıklık

Tehdit etmek,
Gereksiz övgü,
Üçüncü biri varken, iki kişinin gizli konuşması 

------------------------------------------
Allah'ı Bildiğimi Sanırdım
300 Soru 300 Cevap
Nihat Hatipoğlu.

Kötülük yapmayı aklımızdan geçirdiğimiz an, buna karşı sorumlu olurmuyuz?

Allah'ı Bildiğimi Sanırdım, 300 Soru 300 Cevap, Nihat Hatipoğlu, Kitap Sayfaları

Allah'ı Bildiğimi Sanırdım
300 Soru 300 Cevap
Nihat Hatipoğlu.

Reply 1994

Reply 1994, Answer me 1994, Jung Woo, Go Ah Ra, Chilbongi, Binggeure, Film dizi anime,


Reply 1997 den sonra 94 ün çekileceğini duyduğumda "pııffsss yok yeaa ilki kadar olmaz :P" demiştim. Ama oldu :D Evet bu da çok güzel oldu hatta öyle ki hiç sevmediğim Go Ah Ra yı bile sevdim :D

Geçenlerde kardeşcek beyin fırtınası yapıp Damat Kim???  diye yardırıyorduk :D Ve fekat Zeyep ablanın spoilerını gördüm :D Yeehh dedim tamam o zaman artık atraksiyona gerek yok izleyelim gitsin :D Blogda damadın kim olduğunu söylemiycem İZLEYİN GÖRÜN!! :D :D

Spoiler olur mu bilmiyorum ama damadı söylemedikten sonra sorun olmaz gibime geliyor :D Ben Haitai yi çok sevdm :D Hem şirin, hem sempatik :D Bence damat o olsundu :D

Dizideki pansiyon o kadar güzel o kadar sıcakdı ki keşke benim de böyle tanıdıklarım olsaydı dedirtti. Sonra bugün Mehtap sayesinde asklıma geldi ki bu pansiyonun Türk versiyonu da vardı. 7 numara. Hatırlayanlar bilirler :D

Na Jung'un babasının her tahmininin yanlış olması ayrı bir komediydi :D Mesela Bae Yong Joon için "mmeeaahh bu adam tutmaz kaybolur gider" gibisinden birşeyler söylemişti :D Apple markası için ise "meyve adından marka mı olur adında meymenet yok yakında batar" demişti :D

He bi de Binggeure miydi neydi o veledin adı oy ne tatlı bişeydi o :D Yavru kedi gibi al evde besle :D

Chil Bong ve Çöp oppa için birşey söylemiyorum :D Ben ikisini de sevmiştim :D Yani sonuçta istediğim oldu :D Çünkü diziyi ilk açtığımda başrolü Samchunpo sanmıştım :O Aman Allahıııımmm izleyemem ben bunu dediydim evet dediydim :D

Neyse işte çok güzel  diziydi izleyin derim :D

Rüzgarla Gelen

rüzgarla gelen, cathy lamb, kitap, eskaymak
Bu kitabı Nabrut'un blogunda görmüştüm. Aslında Şans Bilekliği ni görmüştüm ordan da bunu :D Kitap sipariş vereceğim zaman görünce Nabrutun yorumuna güvenerek aldım ve beğendim :D

Kitapta çok cins 3 kız kardeş, otisik bir erkek kardeş, bunamış kendisini pilot sanan bir anaane ve zaman zaman insanı intihara sürükleyen bir anneyi anlatıyor. Annelerine o kadar gıcık oldum ki bazen boğasım geldi.

Annelerinin kalp ameliyatı olacağını öğrenince hepsi bir araya toplanıyorlar ve ordan sonra da olaylar başlıyor zaten. Geçmiş ve şimdiki zamanı harmanlayarak anlatıyor yazar. Kız kardeş ilişkisi çok güzel anlatılmış. En büyük kavgalarında bile tekrar dönüp birbirlerini buluyorlar. Biz de 3 kız kardeşiz. O yüzden güzel geldi kitap bana :)

En  güzeli de kitaptaki pastane :D Küçük kardeşimle benim hep bir pastane açma hayalimiz vardır. Pek gerçekleşecek değil ama bazen oturur planlarını yaparız :D

Öyle işte okumak isteyenler için güzel kitap :)

Arka kapak yazısı;

Dokunaklı, komik ve Bommarito kız kardeşlerinin nefis dev top kekleri kadar karşı koyulmaz olan Rüzgârla Gelen, aile ile affetme, anneler ile kızları ve en değerli şeylere hâlâ sımsıkı tutunurken ileri bakma bilgeliğini edinme hakkında bir roman.
Bommarito kız kardeşlerin annesi River’ın açık kalp ameliyatı olması gerekmektedir. Aile pastanesini işletmeleri, erkek kardeşleri ve rahatsız olan büyükannelerine bakmaları için onlara evde ihtiyaç vardır.
Ama eve dönüş, sırları ve Bommarito’ların gömülü tutmayı tercih ettikleri acıları Isabelle’in kaçışı ve erkeklerle yaşadığı ilişkileri, Janie’nin obsesif kompulsif rahatsızlığı ve Cecilia’nın kendine zarar veren öfkesii açığa çıkarmaya başlar. Henry’ye göz kulak olmak ve iş yapmayan pastanelerini kurtarmak için birlikte çalışan Isabelle ve kız kardeşleri, varlığından hiç haberdar olmadıkları sorulara yanıtlar, çocukluk yaralarını sarmak için beklenmedik yollar ve mutluluk konusunda şaşırtıcı yeni şanslar yakalama cesaretini bulmaya başlar.
“Lamb zarafeti, mizahı ve affediciliği kesinlikle karşı koyulamaz biçimde anlatıyor.” Publishers Weekly

Facebook'dayım!!!

Ne zamandır aklımdaydı. Ben de artık blogum için bir facebook sayfası açtım :D
Dilerseniz (lütfen lütfen :D :D) BURADAN  facebook sayfamı da beğenebilirsiniz :D
Hadi görüşürüz :D



Sulu Makarna!!!

Sulu makarna bizim efsanevi yiyeceğimizdir. Çocukluğumdan beri kuzenlerle her buluşmamızda gecenin ilerleyen saatlerinde mutlaka yapar yeriz. İlk hatırladığım 17 ağustos depremi gecesi balkonda sulu makarna yemiş yatmıştık. Ankaradaydık. Anaanemin depreme uyanmasıyla biz de uyanmıştık.

O kadar meşhur bir şeyin tarifini de vereyim dedim.
Şöyle ki; önce tencerede salça ile yağı hafifçe kavurup makarnaları atıyoruz. Bir süre kavuruyoruz makarnaları. Hafiften yanma demiyim de kızarma belirtileri olunca kaynar su döküyoruz. Daha sonra tuzu, booll pul biberi ve nanesini ekledikten sonra pişmeye bırakıyoruz. Kıvamını nasıl anlatsam... Hani salçalı sulu mantı olur ya onun gibi olacak. Yani çorba kadar sulu değil ama sulu :D Mutlaka yoğurtla yenmelidir asıl tadı o zaman çıkar :D
Bu kadar yani :D Fotoğraftan da anlaşılır kıvamı :D Biz az önce yedik afiyet oldu inşallah :D

sulu makarna, makarna, yemek

sulu makarna, makarna, yemek

Bu arada sevgili Ferda'yı da anmadan edemeyeceğim :D Çünkü en güzel sulu makarnayı o yapar :D